TARİH : 28 Haziran 2017 Çarşamba 11:04:25 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
YAŞLI ADAM GÖZLERİNİ KAYBETTİ! : Bingöl’de madde bağımlısı olduğu iddia edilen bir kişinin saldırısına uğrayan yaşlı adam gözlerini kaybetti. YILMAZ: “BÜTÜN ÖRGÜTLER AYNI AKLIN ÜRÜNܔ : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütün terör örgütlerinin aynı aklın ürünü olduğunu belirterek, “Bunlar farklı isimler altında geliyor olsalar da hepsi aynı kaynaktan besleniyorlar” dedi. ENGELLİ KIZ ÇİFTE BAYRAM YAŞADI : Bingöl`de tekerlekli sandalyesi çalınan doğuştan engelli 12 yaşındaki Ezgi, hediye edilen tekerlekli sandalye ile çifte bayram yaşadı. YAZ KUR’AN KURSLARINA YOĞUN İLGİ : Bingöl’ün Genç ilçesindeki camilerde düzenlenen yaz Kur’an kursları, çocuklar tarafından yoğun ilgi görüyor. EN ACI BAYRAMLAŞMA : Geçtiğimiz yıl Suriye’de şehit düşen Astsubay Muhammed Koşan’ın kabrini ziyaret eden acılı anne, oğlunun mezarı başında oturarak dakikalarca gözyaşı döküp dua etti. İLK BAYRAM ZİYARETİ MEHMETÇİĞE : Bingöl’ün Yedisu ilçesinde 40 yıldır bozulmayan gelenek: Ailelerinden önce Mehmetçiği ziyaret ediyorlar. BİNGÖL’DE TRAFİK KAZASI: 8 YARALI : Bingöl’ün Genç ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 8 kişi yaralandı. Yaralılar, hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. EYLEM EMRİNİ VEREN PKK’LI ÖLÜ ELE GEÇİRİLDİ : Bingöl’ün Karlıova ilçesinde 3 askerin şehit olduğu, 6 askerin yaralandığı saldırının talimatını veren PKK’lı terörist, Tunceli’de düzenlenen operasyonda etkisiz hale getirildi. SICAKLIKLAR 40 DERECEYİ BULACAK : Meteoroloji verilerine göre Doğu Anadolu Bölgesi’nde bu hafta hava sıcaklığı 40 dereceye kadar çıkacak. “ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ” : Bingöl’ün Karlıova ilçesinde vatandaşlarla bayramlaşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çocuklara ve gençlere sahip çıkılması gerektiğini belirtti.
Milletin Zaferi ve Yeniden Diriliş
21-07-2016 16:32
1482
0
SAVAŞ SEKİN
Yazar : SAVAŞ SEKİN
Email : savassekin@gmail.com
Toplam Makale : 25 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

Ülke tarihimizde kara bir leke ve büyük yıkım getiren askeri darbe kavramının, hiçbirimizin ummadığı ve artık gerçekleşmesine ihtimal dahi vermediği böylesi bir dönemde sarsıcı bir şekilde gündeme gelmesi tarihi ve bir o kadar da acı ve endişe verici bir durum oldu.

 Tarihin asla unutmayacağı, sebep olan piyonların ve hainlerin her daim nefretle ve ibretle anılacağı bu cüretkâr kalkışmaya dair çokça şeyler yazıldı ve yazılmaya devam edecek. Zaten milletimiz de meseleyi ve arka planını gayet iyi biliyor. Bu cüretkârların, bu aklını kaçırmışların tasmasındaki ipleri tuttuğumuzda o iplerin bizi hangi ellere götürdüğü, o ellerin yanında bu hainlerin önüne atılmak üzere hangi kemiklerin olduğu milletimizce gayet iyi biliniyor. Bu sebeple meselenin başka bir yönüne değinmek istiyorum.

 Kanaatimce bu elim hadisede millet olarak bizim açımızdan üç önemli nokta var.

 İlk olarak;

 Son yıllarda, refahın, zenginliğin, yaşam standartlarının yukarıya doğru tırmanmasının da etkisi ile kimyamızda değişiklikler meydana geldi. Rahata erdikçe rahatlığın esiri olur hale geldik. Rahatlığı ufkumuzun daha da genişlemesi, davamızın daha da ileri noktalara taşınmasına hizmet aracı olarak kullanmak yerine, onu nefsimize hizmet aracı haline getirdik.

 Düşünen, tefekkür eden, olgunlaşan ve geldiği noktanın üstüne yeni bir şeyler katarak gelişen bir çizgiye sahip olmamız gerekirken, akli melaikelerinde zaaflar oluşan, tüketen, israf eden, duyarsızlaşan ve bencilleşen bir kimliğe büründük.

 Öyle ki; bu toplumda önemli bir kesim, yanı başında kendisine sığınan mültecileri aşağılamaktan, hor görmekten, hakaret etmekten hiç de geri durmadı.

 Sahip olduklarımızı Allah’tan değil, kendimizden bilmeye başladık.

 Bu ruh hali, İslam’ın adeta son sığınağı, son cephesi durumunda olan ve asırlarca emaneti omuzlarında taşımış bu millete yakışmayan bir haldir. Hele ki; düşmanın en sinsi, en iki yüzlü, en yoğun ve en güçlü şekilde taarruzda olduğu böyle bir zamanda, böyle bir ruh hali asla kabul edilebilecek bir şey değildir.

 İkinci olarak;

 Bu milletin sarsıcı bir şekilde kendisine gelmesi, içinde bulunduğu sefahat uykusundan uyanması, üzerindeki ölü toprağını silkelemesi gerekiyordu. Allah, bizi uykumuzdan uyandırmak için başımıza bu darbecileri musallat etti ve bizi onların eli ile uyardı. Ya bu uyarıyı doğru okuyup kendimize gelecek, ya da onu da yanlış okuyup karanlıklara gömülecektik.

 Üçüncü olarak;

 Darbe teşebbüsünün ilk saatlerinde milletimiz durumun ehemmiyetini hemen kavradı, meselenin nerelere gideceğini anladı, içinde bulunduğu rahatlığın kıymetini, sahip olduğu tarihi sorumluluğu, içindeki kahramanlığı ve feraseti yeniden fark edip topyekûn meydanlara dökülerek tarihin unutamayacağı bir direniş destana imzasını attı.

 Ayrıca direnişin toplumun en ince kılcallarına kadar inmesi ve neredeyse her kesim tarafından sahiplenilmesi oldukça manidardır. Birbiriyle siyasi olarak ayrı düşen, gündelik hayatta birbirinden nefret eden insanların meydanlarda aynı safta yer alması, aynı sloganları atması, aynı amacı edinmesi, içimizdeki anlamsız kutuplaşmaları da en aza indirgeyeceğine ve unuttuğumuz birçok değeri yeniden hatırlayarak hayatımıza tatbikine katkı sağlayacağını düşünüyorum. 

 Ayrıca darbe direnişi birbirimize düşmanlık etmekten, düşmanın esasında kim olduğunu anlamamız için büyük bir psikolojik zemin doğurdu.

 Kısacası darbe kalkışması bize hem kendimizi hatırlattı, hem de gerçek düşmanımızı…  O yüzden bu durumu da bir fırsata çevirmeyi de bilmek durumundayız.

 Bu elim hadiseye dair asla unutmamız gereken şeyler de var.

 Millet sokaklarda destansı bir şekilde direnirken, darbe kalkışmasının başarılı olması için ellerine ovuşturan haçlıları asla unutamayız.

 Kalkışmanın ilk saatlerinde durum çok vahim görünüyorken, saklandıkları mağaralarından kafalarını dışarı çıkarıp sosyal medyada sinsice imalı mesajlar verip, ilerleyen saatlerde kalkışmanın başarılı olmayacağını sezince bu sefer duruma göre pozisyon alıp, sanki hiçbir şeyden haberleri yokmuş gibi kibar üsluplarla demokrasi yanlısı görünüp darbe istemediklerini beyan eden riyakârları asla unutamayız.

 Böylesi bir kalkışmanın bir tiyatrodan ibaret olduğunu iddia edecek kadar zavallılaşan ve hainleşen sosyal medya darbecilerini asla unutamayız.

 Netice olarak milletin fedakârca ve destansı direnişi adeta uyuyan bir devi uyandırmaya vesile olmuştur.

 Nasıl ki; bu darbe kalkışması sadece bu millete karşı değil, tüm Müslümanlara karşı yapılan bir kalkışma ise, aynı şekilde milletin bu tarihi zaferi de tüm Müslümanların zaferdir.

Zaferin asıl sahibine sonsuz şükürler olsun…

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.