TARİH : 21 Ağustos 2017 Pazartesi 04:58:08 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
JANDARMA OLASI FACİAYI ÖNLEDİ : Bingöl’ün Genç ilçesi kırsalında jandarma timlerince bulunan basma düzenekli olarak hazırlanmış 20 kilogramlık patlayıcı, kontrollü şekilde imha edildi. DEVLET VE ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARI BİRLEŞTİRİLMELİ : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sadece devletin, hükümetin yaptığı yatırımlarla bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Kamu yatırımları ile özel yatırımlarını mutlaka birleştirmemiz lazım” dedi. KÜTÜPHANEDEN 6 AYDA 22 BİN KİŞİ YARARLANDI : Genç İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğünden 2017 yılının ilk 6 ayında 22 bin 47 kişi yararlandı. YAZ ORTASINDA KAR KEYFİ : Genç İlçesinde 33 dereceyi bulan hava sıcaklıkları günlük hayatı olumsuz yönde etkilerken, Yenisu köyündeki karlı dere görenleri hayrete düşürüyor. MERHAMET ELİ İSİM DEĞİŞİKLİĞİNE GİTTİ : Bingöl’de 5 yıldır muhtaçlara yardım elini uzatan Merhamet Eli Gıda Bankası, isim değişikliğine giderek bundan sonraki süreçte, “Bingöl Umut Kervanı” olarak hizmet verecek. ÇOCUKLAR CAMİDE BULUŞTU : Kur’an Nesli Platformu tarafından "Ağustos Ayı Namaz Ayı" etkinlikleri kapsamında, namaz eğitimi alan çocuklar camide buluştu. “KARDEŞLİK” GEZİSİ DÜZENLENDİ : Bilgi ve Düşünce Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği tarafından organize edilen “Gelecek İnşasında Öncü Nesiller” adlı PRO-DES projesi kapsamında 14-17 Ağustos tarihleri arasında lise kız ve erkek öğrencileriyle İstanbul’a dört günlük bir gezi düzenlendi. Düzenlenen gezi öğrenciler arasında kardeşlik bağlarının gelişmesine vesile oldu. ‘MARKASI ADALET, MODELİ HAKKANİYET’ OLAN BİR HESAP İSTİYORUZ : Toplu sözleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim Bir-Sen Bingöl Şube Başkanı Yunus Kava: “Önümüzde altın değerinde 36 saat var. Ya uzlaşıp Türkiye’yi büyüteceğiz. Ya da uzlaşma fırsatını elimizden kaçırıp, İşveren Heyetinin 20 milyon insanın adaletten payını alma imkanını heba etmesi yüzünden Türkiye için büyük bir imkânı yok edeceğiz.” TARIMSAL DESTEKLER BELİRLENDİ : Tarımda kullanılan mazot ve gübre desteği olan tarımsal desteklemeler belirlendi. ‘KARDEŞLİK’ İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER : Ak Parti Sakarya ve Bingöl Gençlik Kolları Başkanlıkları arasındaki “Kardeşim Birlikteyiz’ projesi kapsamında Bingöl’deki 54 öğrenciye bisiklet, 8 engelli bireye de engelli aracı verildi. Kardeşlik vurgusunun yapıldığı programda, birlik ve beraberliğin pekişmesi temennileri de paylaşıldı.
HAMİT TOKUŞ ANISINA...
31-03-2016 13:06
2501
0
RAMAZAN TOKUŞ
Yazar : RAMAZAN TOKUŞ
Email : ramazan.tokus@gmail.com
Toplam Makale : 5 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

GÜVENDİĞİN TEKNEDE ÖLMEK

Çoğunlukla isimlerini bilmez ama yüzüne aşinaydı tanıdıklarının!

Görüldüğünde selamsız geçilmeyen, "Nasılsın?" sorusuna içtenlikle yanıt veren neşe dolu insandı!

Belki Karşıyaka Mahallesi sakinlerinin sırf sabahları güleç bir yüz görüp güne moralli başlamak içindi "Bir ekmek, iki yumurta" siparişi vermek, buydu siparişlerinin asıl sebebi!...

O, 75. Yıl İlköğretim Okulu öğrencilerinin, bedeninden daha koca bir yüreği taşıyan yegane arkadaşıydı!

Kin tutmaz, nefret etmez, güler yüzün paralı olmadığını, sevinci bedava yaşayabileceğimizi hatırlatan isimdi!

O, ekmek teknesi olan markette çok güvendiği ailenin uyuşturucu müptelası olmuş, ahlakını ve imanını yitirmiş Z.B. tarafından canice öldürülmüştü!

Gözleri oyulmuş, bedeni parçalanmış!...

Tarifsiz, herkesi yürekten yaralayan, tanıyan tanımayan herkesin şok olduğu bir ölümdü, cinayetti bu!

Evet, Hamit TOKUŞ`un ölümünün birinci yıl dönümü!

Sene-i devriyesinde onu anmak istedim!

Ölümünde kimseler (Siyasi, Bürokrat) hatırlamamıştı.

2015 Mart ayında Karşıyaka Mahallesinin sevgilisi, çocukların arkadaşı zihinsel engelli Hamit (Ahmet), insanlıktan çıkmış, gözü dünmüş, madde bağımlısı ve toplumdan temizlenmesi gereken bir cani tarafından hunharca katledilmişti.

Hamit 2 yıl kadar önce annesini kaybetmişti ve kendisi gibi engelli bir kız kardeşi daha vardı. Hamit sürekli gülen etrafına neşe saçan güçlü ama ürkek bir delikanlıydı. Mahallenin marketinde çalışıp, evlere siparişleri bırakıp, marketin karşısındaki okulun çocuklarıyla oynayarak gününü geçirirdi. Hamit`in küçük dünyası bundan ibaretti.

O öldürüldüğünde tanıyan tanımayan herkesin içi parçalanmıştı ve mahalle sakinleri kendi ailelerinden birini kaybetmiş gibi günlerce yas tuttu. Hamit`in taziyesinden ayrılmayan okuldaki çocukların yüzlerinden üzüntüleri ve kızgınlıkları kolayca görülebilirdi.  

Hamit`in vefatından 1 ay kadar önce Türkiye`de benzer bir vaka olmuş, Özgecan ASLAN adında bir genç kız Minibüs şoförü, babası ve arkadaşı tarafından canice öldürülmüştü.

Hepimizi derinden üzen bu olay ulusal basında yankı uyandırmış ve tüm siyasilerin boy gösterisine dönüşmüştü. Elbette samimice içi yanıp olaya tepki verenler vardı ancak olay basında ön plana çıktıkça ve Cumhurbaşkanı ile Başbakan olayın içine girip milli mesele haline getirince diğer siyasetçilerde kendini gösterme çabasına girmişti.

Bunu neden anlattığımı sorarsanız, şöyle ki;

Öncelikle Özgecan olayına verilen tepki ve destek mesajları bir duyarlılık ve insanlık göstergesidir. Tabi eğer samimi ve gösterişten uzaksa...

Nitekim, ilimizin siyasetçileri dahil olmak üzere bir çok siyasetçi ve ileri gelenin, basın açıklaması, twitter vb. sosyal medya mesajları, cenazeye katılma gibi birçok destek ve tepki mesajı vermesi ile gerekli hassasiyeti gösterirken, yine ulusal basında yer almış, en az bunun kadar vahim olan savunmasız, engelli Hamit`in bağlanıp, gözlerinin oyularak işkenceyle öldürülmesinde neden hiçbir hassasiyet göstermediği şaşırtıcıydı.

(Bir kaç siyasetçi dışında) en azından ilimizin siyasetçileri tarafından cenaze veya taziyeye katılmayı bir yana bırakın telefonla dahi babası/ailesi aranmayıp, sosyal medya üzerinden gerekli destek ya da katile kınama mesajı dahi atılmamıştır.

Katilin ailesi dahi katile destek vermemiş hatta Hamit öleceğine o ölseydi mesajları verirken; belki katilin yakınlarından siyasi tepki alma korkusu belki de olaya Başbakan ve Cumhurbaşkanı`nın çok müdahil olmaması nedeniyle olsa gerek kendi ilimizin siyasi ve bürokrasi büyükleri bile beklenen insani hassasiyetleri göstermemiştir.

Yine bu tarz toplumsal suçlarda sözde çok hassas davranan, protesto eden HDP ve bağlı STK`lar olaya sırf katilin veya yakınlarının kendi ideolojilerinden olması münasebetiyle olsa gerek ya da yaklaşan seçimde oy kaygısı nedeniyle hiçbir tepki vermemiş ve duyarlılık göstermemiştir.

Demek ki, insanlığımız dahi ticari, ideolojik, siyasi vb. menfaatler üzerine kurulu. sonuç olarak, Akparti`li olmak ta Hdp`li olmakta fayda vermedi ve insanlıkta sınıfta kaldık.

Aslında Hamit burda temsili bir örnektir. Hamit, sınıfta kaldığımız derslerden sadece biridir.    Toplumsal olarak bir mevkiye gelmiş herkesin bir sorumluluk bilinciyle hareket etmesi, vicdanını elden bırakmadan, nefsi düşünmeden üzerine düşeni yapması gerekir.

Bu bağlamda sadece siyasetçiler değil; tüm yöneticiler, STK`lar, Odalar, Toplumun ileri gelenleri, yazarlar çizerler yani hepimizin üzerine düşen görevi hakkaniyetli olarak, hem bu dünyada yarını düşünerek hem Öbür dünya`yı düşünerek, kendi çocuklarımıza, yakınlarımıza bakarak biraz empati kurarak davranmamız gerekir.   

Hz. Ali anlatıyor:

"Bir gün Ömer`i, binekli olarak ve telaş içinde, hızlı hızlı giderken gördüm;

"Ya emire`l-müminin nereye gidiyorsun?" diye sordum.

"Devlete ait develerden biri kaçmış, onu aramaya gidiyorum" diye cevap verdi.

O zaman ben: "İnan ki, senden sonra bu milleti idare edecek olanlara ağır bir yük bırakıyorsun! Herkes senin yaptığını yapamaz!" dedim.

Bunun üzerine şöyle konuştu: "Hz.Muhammed aleyhissalatü vesselamı, hak Peygamber olarak gönderen Allah`a yemin ederim ki, Fırat kenarında bir oğlak kaybolsa (yahut bir kurt bir koyunu kapsa) korkarım ki kıyamet gününde onun bile hesabı Ömer`den sorulur!" "Kenar-ı Diclede bir kurt kapsa koyunu, Gelir de adl-i ilâhi Ömer`den sorar onu!"

 

Hal böyle iken toplumda bir yere gelmiş insanların sorumluluğunun büyüklüğünü düşünün;

·         Hamit olayında sorumluluk duygusu olan sağlıklı bir yönetici  vicdan azabı çekmez mi?

·         Katilin o hale gelmesinde sorumluluk duymaz mı? ya da biz hepimiz toplum olarak, anne/baba olarak, kardeş/abi olarak suçlu değil miyiz ?

·         Daha kim bilir kaç genç türlü türlü madde kullanarak yoldan çıkıp birer katile dönüşürken bunun sorumluluğunu kim taşıyacak ?

İşte bu yüzden söylüyorum, şimdi bunları okurken sinirlenmeli mi insan yoksa suçluluk ve pişmanlık duyup eyvah ben ne yapıyorum mu ne demeli? işte o da ne kadar insan olduğumuza göre değişecek.

Mersinde katledilen kızımız için onların büyükleri seferber olup, her ne kadar özgecanı geri getirmeyecekse de; ailesine destek verip acısını paylaşmak ve yeni özgecanlar olmasın diye alınan önlemler, yapılan yasal düzenlemeler düşünüldüğünde olayın sadece memleket büyüklerimizin arayıp başınız sağ olsun demesi değil samimi ve gerçek bir üzüntüyle bu olayın adil bir şekilde hakkaniyetli olarak sonuçlandırılması, ailenin acısına ortak olunup destek verilmesinin yanı sıra, katil Z.B. nin nasıl bu hale geldiğinin araştırılması ve gençlerimizin bu batağa girmesinin engellenmesi için adımlar atılması gerekirdi.

Ancak maalesef  görmezden gelindi ve normalde siyasilerin klasik olarak yaptığı,  bingöl`de kim ölse bir yakınına ulaşıp başsağlığı dilemek ya da taziyeye gitmek gibi bir şey dahi yapılmadı. Yani bilinçlice bundan kaçınıldı.

Tüm bunlara rağmen Hamit`in acılı babası Mehmet TOKUŞ, büyük bir olgunlukla bir basın açıklaması yaparak herkese desteklerinden ötürü teşekkür etmiş, katilin ailesiyle bir sorunlarının olmadığını ve tek isteğinin Bu katilin hak ettiği cezayı alması olduğunu ve bu konuda destek verilmesini istemiştir.

Nitekim olayın üstünden 1 yıl geçtikten sonra katil Yerel Mahkemece Ağırlaştırılmış Müebbet Hapis cezasına çarptırılmıştır. Her ne kadar bu tip bütün canilerin idam edilmesini savunan biri olarak bu cezayı yetersiz bulsam da, bu ceza Hamit`i sevenlerin birazcık içinin soğutmuştur.

Hamit`e Allahtan Rahmet,

Sevenlerine Sabır,

Katile Müebbet Kahır,

Sizlere de esenlik diliyorum.  Allah`a Emanet Olun.

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.