TARİH : 19 Ekim 2017 Perşembe 14:56:58 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
MAHREM YAPILMAYA OPERASYON : FETÖ/PDY’nin askeri mahrem yapılanmasına yönelik Malatya merkezli ve Bingöl’ünde dahil edildiği operasyonda 7 muvazzaf asker gözaltına alındı. FIRTINA SERT VURDU! : Bingöl Karlıova İlçesi’nde 2 kişinin yaralandığı, birçok kurum ve evin kullanılmaz hale gediği fırtınanın faturasının yaklaşık 500 bin TL olduğu tespit edildi. ÜNİVERSİTE, BİNGÖL BALINA YOĞUNLAŞTI : Pilot Üniversiteler arasında yer alan Bingöl Üniversitesi, bal ve endemik bitkiler üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. 9 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ : Bingöl`de bir köyde operasyon düzenleyen jandarma ekipleri 9 kilo 100 gram esrar ile bir av tüfeği ele geçirdi. 2. DÖNEM AV SEZONU AÇILDI : Bingöl Avcılar ve atıcılar kulübü, 2017-2018 2’inci dönem av sezonunun açıldığını açıkladı. BAHÇE SAHİBİNDEN `GÖZ HAKKI SEPETİ` : Bingöl`de bir hayırsever, bahçesinin yanından geçenlerin yemeleri için bahçe çeperine astığı "göz hakkı sepeti"ne çeşit çeşit meyveler bırakıyor. İZİNSİZ EKİME 19 BİN TL CEZA : Bingöl Merkez Çayağzı Köyünde izinsiz çeltik ektiği belirlenen bir kişiye 19 bin 133 TL ceza kesildi. SÖZEN’DEN KÜÇÜKKAYA`YA TEPKİ : Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Gazeteci İsmail Küçükkaya`ya Bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ortaya attığı iddia nedeni ile tepki geldi. BESYO’NUN İLK PANELİ : Bingöl Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, ‘Türkiye’de Spor Yönetimi ve Politikaların Mevcut Durumu Sorunlar ve Çözüm Önerileri’ isimli bilimsel panele katıldı. “MUHTARLAR KANAAT ÖNDERİDİR” : Bingöl Valisi Ali Mantı; “Söz sahibi, seçilmiş, özgür ve ihtiyar gibi anlamlara gelen muhtar kelimesi kendi kültürümüzün hem kanaat önderi olma hem de yönetim konuları için geliştirdiği bir kavramdır” dedi.
GİDEN’E GAZEL
22-11-2016 15:19
1224
2
YILMAZ EKİNCİ
Yazar : YILMAZ EKİNCİ
Email : yekinci07@hotmail.com
Toplam Makale : 29 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

“Soluk soluğa; dörtnala koşan,

koşarken ayaklarını yere vurarak ateş çıkaran,

sabah erken baskın yapan,

orada tozu dumana katan

ve düşman topluluğunun ortasına dalan

Atlara ( gidenlere) and olsun ki ”,

iyiliği emredip kötülüğü nehyedenlere, zalim bir kavmi görüp de onlardan uzaklaşanlara ve  uzaklaşıp gidenlere selam olsun !...

Gitmek, kopup geldiği şeyin yokluğunu yaşamaktır. Bizde kalan O’nun yokluğunu aramaktır.

Gitmek, insan varlığının içine ekilmiş olan bir vuslat tohumudur. Zaten hayat da varlığa yönelmiş  bir yolculuktur. Bu yolculukta en nihai yolculuk ölümdür. Hiç bir içsel ve dışsal faktör onu erteleyemez ve etkileyemez. İnsan nereye giderse gitsin, onu da beraberinde taşıyıp  götürecektir. Onun için “ölüm geldiğinde biz yokuz”der, filozof.

Gitmek, gecenin granit kokan renginde bir dostun mesajıyla uyanmaktır. İki kolunu açıp uzayın sonsuzluğunda derin bir nefes alıp ve yıldızlara göz kırpmaktır.

Gitmek, bilinmedik bir zamanda ve bilinmedik bir mekanda bütün duygu ve düşünceleri geride bırakarak gözlerden uzaklaşmaktır.

Gitmek, bir şeyleri keşfetmenin sarhoşluğunu yaşamaktır. Bir hayal dumanı içinde hiç tanımadığın insanların ülkesine  hicret etmektir.       

Gitmek, kendi gerçeğiyle başbaşa kalmaktır. Tüm yaşanmışlıklara, önyargılara “hayır!” diyebilmektir. Tüm verili kimliklerin dışında kendi varlığıyla hemhal olmaktır.  

Üstad Şair Sezai Karakoç’un  değişiyle: 

“Herkes gibi olmak, olmayacak bir şey

Herkes gibi olmak, olmamak gibi bir şey”

Ancak böylesi anlardan sonra insan kendi gerçeği dışında ötekilerle temas kurabilir. Kendi kabilesi dışında başka kabilelerle hemhal olabilir.

Gitmek; bildiğin, öğrendiğin, birlikte bir ömür geçirdiğin yerleşik kavramların bir işe yaramadığını idrak etmektir. Yaşamın yeniden anlam kazanabilmesi için insanın kendi iç dünyasında ördüğü duvarları yıkması ve yaşamış olduğu dünyanın dışında yeni dünyaların olduğunu keşfetmesi gerekiyor.  

Zamanı geldiğinde gitmeyi bileceksin. Makamdan, mevkiden firar etmeyi bileceksin. Kalmakta ısrar edersen; kirlenirsin, yükün ağırlaşır, pas tutar kalbin. Onun için bir kuş kadar hafif kalmak istiyorsan, hayatı güzelleştireceksin ! Yoksa   şairin  bedduasına muhatap  olursun.

“Biz dünyadan gider olduk kalanlara selam olsun” / Y.Emre

“Eğer böyle gidecekse dünya kalanlara haram olsun”/ S. Eyüpoğlu

Gitmek, kendi içinde rönesansı yaşamaktır. Kendini yeniden okumaktır, tanımaktır, anlayıp  görmektir. Kendisine ait olmayan fakat varlığının devam etmesine  imkan tanıyan nesnelere köle olmamaktır.

Gitmek, kendisine ait olmak ve  kendisini yeniden  keşfetmektir. Yaşadığı müddetçe özne kalabilmektir.

Gitmek, zamanı duymaktır. Zamanı duymadan yaşamak, gitmek değildir. İnsan, şartların biçimlendirdiği  ortamın bir ürünü değil, o ortamı dönüştürdüğü anda “eşref’ül mahlukat” makamına yükselir… Mekana çakılı kalmak, mekan dışında düşünmemek, gelişmeyi ve büyümeyi engeller.

Yaşayanlar, zamanı sabit parametrelerle ölçmezler; biyolojik bir veri olarak ele alırlar. Günümüzde zaman, güneşin hareketine göre ölçülmektedir; halbuki zaman insanın iç saatine göre geçmektedir.

Gidenler ve hicret edenler, sabit ve mekanik saate bağlı kalmadan yaşayanlardır. Büyük ruhlar, yere (mekan) ve zamana (süre) bağlı kalmadan yaşarlar. İnsan ile bitki arasında en büyük fark budur. Bitkiler, coğrafi koşullara bağlı ken insanlar bu koşullara bağlı kalmadan,  hatta bu koşulları dönüştürerek yaşarlar.

Gitmek, arınmaktır. Eğer insan yaşadığı yerde varlıklar aleminde bir özne olamıyorsa ve  iç dünyası katılaşmış ve donmuş ise; uzaklara, çok uzaklara gitmelidir...

Ve dünya, bir yer ile sınırlandırılamayacak kadar güzeldir. İçimizde ördüğümüz dünya, bizi biz kılamaz; farklı kültürel coğrafyalara atılan her bir adım bizi yeni heyecanlara garkeylemelidir. Her renk, her çiçek bizi sonsuza değin uzaklara götürmelidir.

Gitmek, herşeye fani gözü ile bakmaktır. İnsan, bu kainatta bir gezginci misali gibidir; çeşitli hanlardan geçer, diğer varlıklarla temas kurar, temaşa eyler ve  onlarda anlam bulur. İnsan, kozasından çıkmaya çalışan bir kelebek gibi - ana rahminden koptuğu gün gibi - yeni bir dünya ile tanışmanın sarhoşluğunu yaşar. Onun için gitmek, arınmaktır. Kendini  ve başkalarını keşfetmektir; varlıklar aleminde anlam bulmaktır.

Önsöze ekleyebileceğim son sözüm:

Gidenlere selam olsun !

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.