TARİH : 28 Haziran 2017 Çarşamba 11:04:51 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
YAŞLI ADAM GÖZLERİNİ KAYBETTİ! : Bingöl’de madde bağımlısı olduğu iddia edilen bir kişinin saldırısına uğrayan yaşlı adam gözlerini kaybetti. YILMAZ: “BÜTÜN ÖRGÜTLER AYNI AKLIN ÜRÜNܔ : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bütün terör örgütlerinin aynı aklın ürünü olduğunu belirterek, “Bunlar farklı isimler altında geliyor olsalar da hepsi aynı kaynaktan besleniyorlar” dedi. ENGELLİ KIZ ÇİFTE BAYRAM YAŞADI : Bingöl`de tekerlekli sandalyesi çalınan doğuştan engelli 12 yaşındaki Ezgi, hediye edilen tekerlekli sandalye ile çifte bayram yaşadı. YAZ KUR’AN KURSLARINA YOĞUN İLGİ : Bingöl’ün Genç ilçesindeki camilerde düzenlenen yaz Kur’an kursları, çocuklar tarafından yoğun ilgi görüyor. EN ACI BAYRAMLAŞMA : Geçtiğimiz yıl Suriye’de şehit düşen Astsubay Muhammed Koşan’ın kabrini ziyaret eden acılı anne, oğlunun mezarı başında oturarak dakikalarca gözyaşı döküp dua etti. İLK BAYRAM ZİYARETİ MEHMETÇİĞE : Bingöl’ün Yedisu ilçesinde 40 yıldır bozulmayan gelenek: Ailelerinden önce Mehmetçiği ziyaret ediyorlar. BİNGÖL’DE TRAFİK KAZASI: 8 YARALI : Bingöl’ün Genç ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 8 kişi yaralandı. Yaralılar, hastanelere kaldırılarak tedavi altına alındı. EYLEM EMRİNİ VEREN PKK’LI ÖLÜ ELE GEÇİRİLDİ : Bingöl’ün Karlıova ilçesinde 3 askerin şehit olduğu, 6 askerin yaralandığı saldırının talimatını veren PKK’lı terörist, Tunceli’de düzenlenen operasyonda etkisiz hale getirildi. SICAKLIKLAR 40 DERECEYİ BULACAK : Meteoroloji verilerine göre Doğu Anadolu Bölgesi’nde bu hafta hava sıcaklığı 40 dereceye kadar çıkacak. “ÇOCUKLARIMIZA SAHİP ÇIKMALIYIZ” : Bingöl’ün Karlıova ilçesinde vatandaşlarla bayramlaşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, çocuklara ve gençlere sahip çıkılması gerektiğini belirtti.
FANATİZMİN BAHÇESİNDE ANCAK DİKENLER YETİŞİR
16-01-2017 12:14
766
0
YILMAZ EKİNCİ
Yazar : YILMAZ EKİNCİ
Email : yekinci07@hotmail.com
Toplam Makale : 28 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

 Olaylara ve olgulara eleştirel bakamayan bir akıl;

- tartışmayı bilmez

- önyargıları kıramaz

- değişime açık olamaz

- verileri sorgulayamaz

- meseleleri çözemez

- barışı sağlayamaz

- kendisi ile barışık ve hoşgörülü olamaz

Onun için ilmi araştırmalarda nesne ile özne arasında kurulan ilişki hayatidir. Özne, nesneye olduğu gibi değil, görmek istediği şekilde yaklaşırsa; bağnazlığa, fanatizme ve  faşizme doğru yol açar. Eşyanın hakikati ile beynimizdeki verili bilginin uyuşmaması halinde; ya eşyayı istediğimiz istikamete yöneltmeye çalışırız ya da -ki toplumsal mühendisliğin zuhuru da buradan kaynaklanmaktadır- hakikati inkar etmeye çabalarız.

Değer ile realite arasında iyi bir politika kurgulanmadığında amaçlanan hedef de sapar. Türkiye’nin son yüzyılı bu  kritik meselelerle  doludur.  Geçmişten günümüze iç ve dış politikada ürettiğimiz bütün argümanlarımız (iktisadi, siyasi, beşeri ve kültürel ) bu çerçevede tanımlanabilir, tasvir edilebilir ve anlamlandırılabilir.

Değer dediğimiz şey, tahayyül ettiğimiz şeydir.

Bu ideoloji olabilir, tarihten gelen geleneğin üretmiş olduğu mitoloji olabilir veya inandığımız değer yargılarımız da olabilir. Değer ile olgunun uyuşmaması durumunda toplum, hakikati ıskalar ve gerçeği göremez olur. Artık sığındığı şey onun kutsalı olur ve kendi dışında cereyan eden herşeye düşman kesilir. Bu günkü Türkiye’nin  sosyo-psikolojik beyin tomoğrafısının resmi  bunu arz ediyor.

Bir toplumda, sosyolojik olgulara, ideolojik bakmak kadar hakikati yaralayan bir şey olamaz !

Bürokratik elitizmin İslama, eğitime, kürt meselesine, iç ve dış politikaya hep ideolojik bir argümanla baktığını görüyoruz. Önce tahayyül ediyor, sonra tahayyül ettiği şeyi ona benzetmeye çalışıyor.

Ne yazık ki siyaset üretenlerin de olay ve olgulara bakışları genelde hep bu mihval üzerine olmuştur. Kendi beyinlerinde ürettikleri gerçekliliği, topluma empoze etmeye çalışırlar.

Toplumsal kopuş ve toplumsal travma da buradan kaynaklanmaktadır.

Bizim durumumuz, çölde yaşayan devenin trajedisine benzemektedir.

Çölde yaşayan develerin çok sevdikleri bir diken vardır. Gördükleri yerde o dikeni koparır ve çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar, o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kan, dikenle karışınca bu tad devenin daha çok hoşuna gider ve böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz. Şayet bu duruma engel olunmazsa, deve kan kaybından ölür. Bunun adı “harese”dir.

Bizim kültürümüzde bugün kullandığımız hırs, haris, muhteris gibi kelimeler bu harese kökünde geliyor. Bizim durumumuz da bu devenin durumuna benziyor. Gerçeği öldürdükçe, kendimizi öldürdüğümüzü bir türlü anlayamıyoruz. Bu mazoşist ve nihilist durum, hayatı çoğaltmadığı gibi  ölümü kutsuyor.

Sevmeyi ve sevilmeyi bilmeyen bir düşüncede, hakikatin peyda olunmayacağını unutuyoruz. 

İnsanın kendisi ile, insanın insanla, insanın kainatla, insanın Yüce Yaratıcı ile ilişkisinin düzgün işlemediği bir yerde kargaşa ve kaos olur.

Bugün Türkiye’nin kurtuluşu, ancak değerlerle bezenmiş sistematik ve kurumsal bir yapının yeniden kurulmasıyla ile ancak bu  durum aşılabilir. 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.