TARİH : 19 Ekim 2017 Perşembe 14:52:39 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
MAHREM YAPILMAYA OPERASYON : FETÖ/PDY’nin askeri mahrem yapılanmasına yönelik Malatya merkezli ve Bingöl’ünde dahil edildiği operasyonda 7 muvazzaf asker gözaltına alındı. FIRTINA SERT VURDU! : Bingöl Karlıova İlçesi’nde 2 kişinin yaralandığı, birçok kurum ve evin kullanılmaz hale gediği fırtınanın faturasının yaklaşık 500 bin TL olduğu tespit edildi. ÜNİVERSİTE, BİNGÖL BALINA YOĞUNLAŞTI : Pilot Üniversiteler arasında yer alan Bingöl Üniversitesi, bal ve endemik bitkiler üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. 9 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ : Bingöl`de bir köyde operasyon düzenleyen jandarma ekipleri 9 kilo 100 gram esrar ile bir av tüfeği ele geçirdi. 2. DÖNEM AV SEZONU AÇILDI : Bingöl Avcılar ve atıcılar kulübü, 2017-2018 2’inci dönem av sezonunun açıldığını açıkladı. BAHÇE SAHİBİNDEN `GÖZ HAKKI SEPETİ` : Bingöl`de bir hayırsever, bahçesinin yanından geçenlerin yemeleri için bahçe çeperine astığı "göz hakkı sepeti"ne çeşit çeşit meyveler bırakıyor. İZİNSİZ EKİME 19 BİN TL CEZA : Bingöl Merkez Çayağzı Köyünde izinsiz çeltik ektiği belirlenen bir kişiye 19 bin 133 TL ceza kesildi. SÖZEN’DEN KÜÇÜKKAYA`YA TEPKİ : Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Gazeteci İsmail Küçükkaya`ya Bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ortaya attığı iddia nedeni ile tepki geldi. BESYO’NUN İLK PANELİ : Bingöl Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, ‘Türkiye’de Spor Yönetimi ve Politikaların Mevcut Durumu Sorunlar ve Çözüm Önerileri’ isimli bilimsel panele katıldı. “MUHTARLAR KANAAT ÖNDERİDİR” : Bingöl Valisi Ali Mantı; “Söz sahibi, seçilmiş, özgür ve ihtiyar gibi anlamlara gelen muhtar kelimesi kendi kültürümüzün hem kanaat önderi olma hem de yönetim konuları için geliştirdiği bir kavramdır” dedi.
ERGENEKONCU ZİHNİYETİ UNUTMADIK / UNUTTURMAYACAĞIZ..!
07-11-2016 16:55
1330
0
REİS KORKUT
Yazar : REİS KORKUT
Email : zaza-12-06@hotmail.com
Toplam Makale : 37 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

Eski generaller FETÖ komisyonunda, gezizekalılar ve Ergenekoncu zihniyette TV ekranlarında yine iş başındalar…

 

FETÖ Komisyonunda Koşaner’e sormuşlar; FETÖ’cülerle ilgili istihbaratları niye alamadınız..? Cevap; “Silahlı kuvvetlerin kışla hudutları dışında istihbarat yapması, birini takip etmesi söz konusu değildir. Böyle bir görevi de yetkisi de yoktur.” Yani “böyle bir şey yapmadık” diyor… Bu inkâr karşısında, “Başka bir Türkiye’de mi yaşadık, onca zulüm hayal miydi” diye, kendi kendimizden şüpheleneceğiz nerede ise...

 

Edilen zulümlerin mağdurları hala hayatta iken, böyle alay eder gibi konuşmaya devam ettikleri müddetçe bize de, ‘unutmadık, unutturmayacağız’ demekten başka çare kalmıyor..!

 

 

Kışla içinde/dışında, subay ve eşleri hakkında hukuksuzca istihbaratlar yapıp, nice garibin TSK’dan ihraç edilmesini unutmadık mesela…

 

Sadece subay eşlerinin değil, üniversite öğrencilerinin de başlarındaki örtülerle ilgileniliyordu... O başları zorla açtırılan, okullarından atılan melek yüzlü bacılarımızın gözyaşlarını unutmadık..!

 

İmam hatip liselerindeki kız ve erkeklerin aynı sıralarda karışık oturtulup, başörtülerinin zorla açtırılmasını, örtülü öğretmenlerin onurları ile nasıl oynanıp nasıl işlerine son verildiklerini de unutmadık..!

 

Düzenlenen yarışmada birinci olan kız çocuğunun sırf başı kapalı diye sahneden aşağılanarak indirilip, şerefsizce edilen konuşmaları da, o kızcağızın hıçkırıklarını da unutmadık..!

 

Kutlu Doğum Programlarındaki çocukların okudukları ilahileri, peygamber efendimiz için ettikleri salavatları, üzerlerindeki giysileri bahane ederek, hükümete darbe muhtırası yazanları unutmadık..!

 

Rahmetli Erbakan ve halkın seçilmiş hükümetine nasıl zulüm edildiğini de, tankların Sincan sokaklarındaki tehditlerini, ‘bin yıl sürecek’ denen 28 Şubat zulümlerini de unutmadık..!

 

Fişlemeleri, kapatılan Kuran Kurslarını, İmam Hatipleri, ikna odalarını, ana haberlerde verilen ‘şok, okulda namaz’ görüntülerini, gazetelerdeki Ali Kalkancı/Fadime Şahin manşetlerini, askeri brifingleri, Abdullah Gül’ün eşine yönelik hakaretleri, 367 zorbalığını, Cumhuriyet yürüyüşlerini, hukuksuz kapatma davalarını, cezaevlerine atılan binlerce dindar gençleri, işkence edilen yazarları unutmadık..!

 

Asker annelerinin nasıl tel örgülerin dışına atıldıklarını, yemin törenlerinden nasıl kovulduklarını unuttuğumuzu sanıyorlar..!

 

Yaşlı/yatalak hastalara bile, kimliklerindeki resim örtülü diye edilen zulümleri, dindar doktorlara yapılan zorbalıkları da unutmadık..!

 

Muhafazakar TV, gazete, dergi ve yazarlar hakkında, TSK’ya hakaretten açılan davaları da unutmadık..!

 

Tek farkı başındaki örtü olan, milletin oyu ile seçilmiş Merve Kavakçı’nın “bu hanıma haddini bildirin” diye atılan nara ile, nasıl meclisten yuhalanıp kovulduğunu, evine gece yarısı savcının yaptığı baskınları, vatana ihanet ile nasıl suçlandığın da unutmadık..!

 

Erdoğan’ı, yasal olan bir şiiri okudu diye hapse attılar. Onu hapse atan zihniyeti ve o zalim Ergenekoncuların ‘muhtar bile olamaz’ diye ettikleri alayları unutmadık… Şahidiz olan bitenlere… Binler, yüz binler, milyonlar şahittir benzeri zulümlere…

 

 

Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök, “biz uyardık hükümet gereğini yapmadı” derken, Said-i Nursi’den günümüze kadar -onca baskıya rağmen- hiçbir anarşiliğe, kalkışmaya, kavgaya, hükümetler aleyhinde tek bir kez menfi harekete girmemiş vatansever Nurcuları FETÖ ile bir tutup hedefe koymuş...

 

CHP hükümetlerinin 1930/40/50/60’lı yıllarda bu kesime ettikleri zulümler yetmiyormuş gibi, bir de Erdoğan hükümeti eli ile masum Nurculara baskı yapılmak istenmiş. Hükümet zulüm etmedi diye de şikâyet ediyor. Neymiş, gereken yapılmamış mış..!

 

Kim bilir, belki de o kararın alınmasında da yine FETÖ parmağı vardı... Böylece görünürde FETÖ ile mücadele adı altında, gerçek/masum nurculara tezgâhlar, kumpaslar, saldırı ve zulümler yapılıp, Fetö’cü hainlere ilişilmeyecekti. Böylece Fethullah Gülen hareketi ile aralarında ezelden beri büyük mesafe bulunan masum Nurcular hapishanelere atılacaktı. Tıpkı Tahşiyeci masum Nurculara yapıldığı gibi…

 

 

Zulümlere imza atanların hesap vakti gelmişken, yeryüzüne gelmiş en kalleş/sinsi çete olan FETÖ’nün yargılamalardaki şerefsizlikleri, iftira ve kumpasları yüzünden, mazlumlarla beraber Ergenekoncu zalimler de arada beraat etti…

 

 

Görünürde 15 Temmuz darbesine karşı durup, perde arkasından darbenin başarılması için her türlü filme/zulme gülen Ergenekoncu yaratıklar, darbe başarılmayınca, yukarıda sıraladığım zulümlere imza atmamış gibi, şimdi çıkmışlar TV ekranlarına, mağdur edebiyatı yapıyor, yaptıkları zulümleri inkâr ediyor, bu da yetmiyor gibi, “bakın aslında az yapmışız” demeye getiriyorlar…

 

Onca zulüm yapıp, sonra da iğrenç bir yüzsüzlükle televizyon ekranlarında sırıtıyorlar... Sırıtmaları yetmiyormuş gibi, bir de yine mütedeyyin kesimleri, dini cemaatleri, o günlerin mağdurları olan Erdoğan ve sevenlerini rencide edecek suçlamalarda bulunuyorlar. Bunları yaparlarken de arkalarına ABD/AB/NATO’daki dostlarını, içerde ve dışarıdaki tüm terör guruplarını alıyorlar… Her zaman olduğu gibi, ‘basın özgürlüğü, hukuk, insan hakları’ edebiyatı ile…

 

 

Bunlar için mahşer gününün hiç mi önemi yok..! Böyleleri için o yapılan zulümler normal mi yoksa… Başörtülerine saldırıp ağlattıkları, onurları ile oynadıkları örtülü kızlar için, ölüme terk ettikleri 28 Şubat mahkûmları için, hapsanelere atılan siyasiler için, bin bir kumpas kurulan masum gazeteciler için ‘basın özgürlüğü, hukuk, insan hakları’ geçerli değil mi... “Bunların geçerli olması için illa Ateist, Kemalist, Gezici, Ergenekoncu, Sosyalist, Emperyalist, Siyonist, Laik, alkolik olmak mı gerekiyor” diye sormadan edemiyoruz..!

 

 

Erdoğan, “FETÖ hakkında biz hata ettik, bunların gerçek yüzlerini geç gördük, bizi af edin, hakkınızı helal edin” dediğinde, iki kelimelerinden biri hak/hukuk olan bu sözde demokratlardan “biz de bazı yanlışlar yaptık” demelerini bekliyorduk değil mi..? Ama onlar ne yaptılar, gözümüzün içine baka baka, hem alay ettiler, hem suçladılar, hem de ne kadar kirli ittifak varsa ele ele tutuşup, darbeye tiyatro muamelesi yaptılar… Biz de ne kadar safız değil mi... Nasıl da kandık tebessüm eden yüzlerine…

 

Son günlerdeki olan bitenlere, kurulan ittifaklara, oluşturulan algı yönetimlerine baktığımızda dik durmanın, pes etmemenin, cesur olmanın ve kısacası akıllı olmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha anlıyoruz..! Çünkü mümin, bir delikten ikinci kez ısırılmamalı..!

 

 

Bu tavırlarıyla hesabı mahşere bırakıyorlar elbet..! Biz de mahşeri beklemeye devam ederiz. Beklemekte de bir acelemiz yok. Çünkü inancımıza göre mahşer, bir ağacın gölgesinde gölgelenip yoluna devam eden bir yolcunun gölgelendiği süre kadar yakındır..!

 

Hesabın mahşere kalması umurlarında değil mi yoksa… E öyle ise, iyi ki mahşer var..!

 

Allah sinelerin özünü bilir… O ne güzel vekildir… O hüküm ve hikmet sahibidir… Onun azabı çok çetindir..!

 

Birileri zalim ve mazlumları unutabilir. Ama Allah hiç bir zalimi ve hiçbir mazlumu unutmaz..!

 

Biz de unutmadık, unutturmayacağız..!

 

Mevla Görelim Neyler, Neylerse Güzel Eyler… Saygılarımla…

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.