TARİH : 19 Ekim 2017 Perşembe 14:54:18 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
MAHREM YAPILMAYA OPERASYON : FETÖ/PDY’nin askeri mahrem yapılanmasına yönelik Malatya merkezli ve Bingöl’ünde dahil edildiği operasyonda 7 muvazzaf asker gözaltına alındı. FIRTINA SERT VURDU! : Bingöl Karlıova İlçesi’nde 2 kişinin yaralandığı, birçok kurum ve evin kullanılmaz hale gediği fırtınanın faturasının yaklaşık 500 bin TL olduğu tespit edildi. ÜNİVERSİTE, BİNGÖL BALINA YOĞUNLAŞTI : Pilot Üniversiteler arasında yer alan Bingöl Üniversitesi, bal ve endemik bitkiler üzerine çalışmalarını yoğunlaştırdı. 9 KİLO ESRAR ELE GEÇİRİLDİ : Bingöl`de bir köyde operasyon düzenleyen jandarma ekipleri 9 kilo 100 gram esrar ile bir av tüfeği ele geçirdi. 2. DÖNEM AV SEZONU AÇILDI : Bingöl Avcılar ve atıcılar kulübü, 2017-2018 2’inci dönem av sezonunun açıldığını açıkladı. BAHÇE SAHİBİNDEN `GÖZ HAKKI SEPETİ` : Bingöl`de bir hayırsever, bahçesinin yanından geçenlerin yemeleri için bahçe çeperine astığı "göz hakkı sepeti"ne çeşit çeşit meyveler bırakıyor. İZİNSİZ EKİME 19 BİN TL CEZA : Bingöl Merkez Çayağzı Köyünde izinsiz çeltik ektiği belirlenen bir kişiye 19 bin 133 TL ceza kesildi. SÖZEN’DEN KÜÇÜKKAYA`YA TEPKİ : Anadolu Güvenlik Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, Gazeteci İsmail Küçükkaya`ya Bakan Fatma Betül Sayan Kaya hakkında ortaya attığı iddia nedeni ile tepki geldi. BESYO’NUN İLK PANELİ : Bingöl Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, ‘Türkiye’de Spor Yönetimi ve Politikaların Mevcut Durumu Sorunlar ve Çözüm Önerileri’ isimli bilimsel panele katıldı. “MUHTARLAR KANAAT ÖNDERİDİR” : Bingöl Valisi Ali Mantı; “Söz sahibi, seçilmiş, özgür ve ihtiyar gibi anlamlara gelen muhtar kelimesi kendi kültürümüzün hem kanaat önderi olma hem de yönetim konuları için geliştirdiği bir kavramdır” dedi.
EFENDİM, HALK ARZETMEZ AZLEDER !
25-01-2017 10:59
1330
0
YILMAZ EKİNCİ
Yazar : YILMAZ EKİNCİ
Email : yekinci07@hotmail.com
Toplam Makale : 29 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

“Çok çalışıyoruz, sevdiklerimize vakit bile ayıramıyoruz” diyorlar. Evet, çok çalışıyorlar, kendilerine bile vakit bulamıyorlar, ne hikmetse ürettikleri hizmetten  memnun olan da yok !

Son zamanlarda kamu bürokrasisinden ve siyasetçilerden en çok duyduğumuz sözler bu.

Ne İlginçtir ki,  görünürde bu kimseler  köşelerine   çekilip sevdikleriyle  hemhal oldukları da görülmüyor.

Bir zamanlar teftiş ile bir görevde çalışırken tipik bir bürokratla tanışmıştım ve tartışmıştım. Yüce Devletlü şahıs, sırtını devlete dayamış ve saltanatını sürdürmekte maharet sahibi  birisiydi. Oruç tutan personeli cezalandırmak için  yemekhaneyi  hep Ramazan ayında tadilat ederdi.  Ne hikmet ise ahçıyı da hep Ramazan ayında  yıllık izine gönderirdi. Zat-i alinin personel alım kriterleri de çok farklıydı. Özellikle 28 Şubat karanlığında  yapmadığı  kötülük yoktu. Kalemim bunları yazmaya varmaz. Yeni evli çiftlerin çocuk yapmalarına müdahale eder, 5 yıl çocuk yapmama şartı koşardı. Zannederdiniz ki, sarayının saltanatını yıkacak çocuk onun sarayında doğacak kadar kehanet sahibi idi. Halbuki bilmezdi ki her firavunun sarayında bir Musa’nın  doğacağıydı.

Ankara’dan taşraya görev icabı gelen üst düzey görevlilere karşı mütevazi, hürmetkar ve el pençe durmakta mahirdi. Onları karşılar, yedirir ve hediyelere boğardı. Ankara’ya kadar altlarına kamunun aracını tahsis eder ve şehrin çıkışına kadar onları yolcu etmekten üşenmezdi. Zamanla bu hizmetlerle de yetinmedi. Ankara’da onları daha fazla nasıl “memnun” ederim düşüncesiyle  Gölbaşı’nda  bir sosyal tesis satın aldı.  Bununla da kalmadı Yüce Devletlüleri(!) kış mevsiminde  nasıl rahatlatırım düşüncesiyle Uludağ zirvesinde otelciliğe soyundu.

Artık sırtı yere gelmez birisiydi.

“Üstlerine kedi, astlarına aslan kesilen bir protipti.”

İlginç bir kişiliği vardı. Herkes korkardı kendisinden. Zenginleri paraya boğar ve  fakirlere karşı Neron kesilirdi. Ne hikmetse bizim zenginlerimiz bizden daha fakir, asa( iktidar) sahibi olanlar ise bizden daha aciz halde idiler.

Oldum olası yıldızım bu tür yöneticilerle hiç  bir zaman  barışmadı. Bir gün karşısına dikildim. Beni sevmediğini biliyordum. “Neden böyle yapıyorsun?” diye sorduğumda aldığım cevap; Olimpus Dağ’ında oturan tanrıların kişnemesi gibi gelmişti.

Kötülüğün de insana öğreteceği şeyler vardı. İş hayatında  onun yaptıklarının tam aksini  yaptım. Rabbim, beni çeşitli makamlara gelmemi nasip eyledi. Acı çektim; fakat sevildim, sevdim. Hayata karşı bakış açım hep farklıydı. Hizmet almak için değil, hizmet vermek için o koltuklarda olduğumun bilincindeydim. “Ne zulmedin, ne de zulme rıza gösterin!” ilkesiyle  hareket etmenin meyvelerini fazlasıyla alacaktım hayattan.

Dedim ya ilginç bir kişiydi. Her Ankara’ya gittiğinde aynı ceketi giyerdi. Ankara’dakiler bu zatın tutumlu, kamu kaynaklarını israf etmeyen birisi olarak bilirlerdi. Çalıştığı müddetçe hiç izin kullanmadığını dillendirirdi. Bende bir gün  dayanamadım: “Sen kendine ve çocuklarına zulmediyorsun; iyi bir insan kendisine ve çocuklarına zaman ayıran, çalışmasını, dinlenmesini  bilen bir insandır” demiştim.

Bu tip yöneticiler ekip çalışmasını bilmezler, birlikte iş görmezler, kendilerini vazgeçilmez olarak görürler. Üstlerini methederler, astlarını hep hor görürler. Liyakatin ve ehliyetin ne olduğunu bilmezler.

Son zamanlarda kamu bürokrasisinde bu tip yöneticilerin çoğaldığını görüyoruz. Sadece üstlerini hoşnut tutmaya çalışan ve ahalinin dilek ve şikayetlerini dikkate almayan yönetici tiplerin arz-ı endam ettiklerini görmekteyiz. Üstlerini memnun etmeye çalışan bu tip yöneticiler, ne yazık ki bir türlü halkın istek ve taleplerine vakit bulamıyorlar. Çünkü, yeni ilişki biçiminin liyakat ve ehliyetten geçmeğini çok iyi biliyorlar. Sırtını bir yakın siyasetçiye dayandıran, hizmet vermekten kendini muaf görüyor. Onların tek bir amaçları vardır; sırtlarını dayadıkları dayılarına hizmet etmekten kusur  etmemeleri…

Allah var,  bunu da  çok iyi beceriyorlar!

 Ey aziz okuyucu!

Bir dönemin sonuna geldik ve yeni bir sabahın arefesindeyiz.

Bunu neden söylüyorum:  Çünkü yeni anayasa değişikliği ile birlikte, artık hiç kimsenin koltuğunun garantili olmadığı görülüyor.

Deniz bitti. EFENDİM, ARTIK HALK ARZETMEZ, AZLEDER!

Hamiş:  Bir varmış bir yokmuş memleketin birisinde bir Devletlü Zat varmış. Bir gün ahali  Devletlü Zat’tan kurtulmak için kendi aralarında 65 Anka kuşunu Kaf Dağın ardındaki Simurg’a şikayete yollamışlar. Bir de ne görsünler, onlar  Kaf Dağ’ına daha ulaşmadan   bizim Devletlü Zat bir çırpıda Simurg’un saraya varmış. Varmış da ne olmuş demeyin Yüce  Devletlü Zat şirin mi şirin bir lisanla Simurg’a yaptıkları hizmetlerini  birer birer saymadan önce övgü dolu methiyelerleri birer birer dökmeye başlamış: “ şevketlü, kudretlü, kerametlü, koruyucumuz” diye saymaya başlamış. Gün bitmiş, ay sararmış, güneş solmuş…tam aradan 15 yıl geçmiş. Devran dönmüş, Simurg yaşlanmış, Bir gün dayanamamış hele  bi’çağırın bu Devletlüyü bir dinleyelim demiş…

ARKASI YARIN.  ( Hani bizim zamanımızda radyo tiyatroları vardı ya, hikayenin en meraklı kısmı  hep yarıda bırakılırdı. Bunun gibi bir şey.)

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.