TARİH : 21 Ağustos 2017 Pazartesi 04:46:08 İLETİŞİM KÜNYE REKLAM MOBİLÜYE GİRİŞİ
JANDARMA OLASI FACİAYI ÖNLEDİ : Bingöl’ün Genç ilçesi kırsalında jandarma timlerince bulunan basma düzenekli olarak hazırlanmış 20 kilogramlık patlayıcı, kontrollü şekilde imha edildi. DEVLET VE ÖZEL SEKTÖR YATIRIMLARI BİRLEŞTİRİLMELİ : AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Sadece devletin, hükümetin yaptığı yatırımlarla bir ülkenin kalkınması mümkün değil. Kamu yatırımları ile özel yatırımlarını mutlaka birleştirmemiz lazım” dedi. KÜTÜPHANEDEN 6 AYDA 22 BİN KİŞİ YARARLANDI : Genç İlçe Halk Kütüphanesi Müdürlüğünden 2017 yılının ilk 6 ayında 22 bin 47 kişi yararlandı. YAZ ORTASINDA KAR KEYFİ : Genç İlçesinde 33 dereceyi bulan hava sıcaklıkları günlük hayatı olumsuz yönde etkilerken, Yenisu köyündeki karlı dere görenleri hayrete düşürüyor. MERHAMET ELİ İSİM DEĞİŞİKLİĞİNE GİTTİ : Bingöl’de 5 yıldır muhtaçlara yardım elini uzatan Merhamet Eli Gıda Bankası, isim değişikliğine giderek bundan sonraki süreçte, “Bingöl Umut Kervanı” olarak hizmet verecek. ÇOCUKLAR CAMİDE BULUŞTU : Kur’an Nesli Platformu tarafından "Ağustos Ayı Namaz Ayı" etkinlikleri kapsamında, namaz eğitimi alan çocuklar camide buluştu. “KARDEŞLİK” GEZİSİ DÜZENLENDİ : Bilgi ve Düşünce Eğitim Kültür Sosyal Yardımlaşma Derneği tarafından organize edilen “Gelecek İnşasında Öncü Nesiller” adlı PRO-DES projesi kapsamında 14-17 Ağustos tarihleri arasında lise kız ve erkek öğrencileriyle İstanbul’a dört günlük bir gezi düzenlendi. Düzenlenen gezi öğrenciler arasında kardeşlik bağlarının gelişmesine vesile oldu. ‘MARKASI ADALET, MODELİ HAKKANİYET’ OLAN BİR HESAP İSTİYORUZ : Toplu sözleşme sürecine ilişkin açıklamalarda bulunan Eğitim Bir-Sen Bingöl Şube Başkanı Yunus Kava: “Önümüzde altın değerinde 36 saat var. Ya uzlaşıp Türkiye’yi büyüteceğiz. Ya da uzlaşma fırsatını elimizden kaçırıp, İşveren Heyetinin 20 milyon insanın adaletten payını alma imkanını heba etmesi yüzünden Türkiye için büyük bir imkânı yok edeceğiz.” TARIMSAL DESTEKLER BELİRLENDİ : Tarımda kullanılan mazot ve gübre desteği olan tarımsal desteklemeler belirlendi. ‘KARDEŞLİK’ İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER : Ak Parti Sakarya ve Bingöl Gençlik Kolları Başkanlıkları arasındaki “Kardeşim Birlikteyiz’ projesi kapsamında Bingöl’deki 54 öğrenciye bisiklet, 8 engelli bireye de engelli aracı verildi. Kardeşlik vurgusunun yapıldığı programda, birlik ve beraberliğin pekişmesi temennileri de paylaşıldı.
BİNGÖL’DEN BİR FATİH BUCAK ÇIKAMAZ MI?
05-12-2016 16:45
3218
1
REİS KORKUT
Yazar : REİS KORKUT
Email : zaza-12-06@hotmail.com
Toplam Makale : 35 Makale
Blog : Tüm Makaleleri İçin Tıklayın

70’li yılların sonudur. PKK yeni yeni bölgede kendini hissettirmeye başlar. Aşiretlerin kimi örgüte destek verirken, destek vermeyen aşiret reisleri tehdit edilir...

Aşiret reisleri kendi menfaat, ağa, beylik ve hükümranlıklarına düşkün olduklarından, canları tatlıdır. Bu nedenle örgüte açıkça destek veren, gizliden destek veren, ya da ikili oynayan aşiret reisleri peyda olur…

Ancak Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki bazı aşiretler, canlarını hiçe sayarak, vatan ve bayrağa tam bir bağlılık içinde devletin yanında yer alır. Bu aşiretlerden biri de Zaza ırkına mensup olan Bucak Aşireti’dir…

Örgüt, ilk ses getiren eylemini Bucak Aşiret reisi olan M. Celal Bucak’ın bulunduğu eve baskın yaparak gerçekleştirir. Bu baskında evde bulunanlar da karşılık verir. Karşılıklı ölü ve yaralılar olur.

Baskında, küçücük bacağından yara alan 9/10 yaşlarında bir çocuk vardır. O kahraman çocuğun adı Fatih Bucak’tır…

Bucak aşireti ve yaşananlar kitapları dolduracak cinstendir ancak, biz bu gün, her ilde bir Fatih Bucak olmasının neden gerekli olduğuna ve Bingöl’ümüzden de bir Fatih Bucak çıkabileceğine işaret edeceğiz…

Fatih Bucak yoğun talep sonucunda siyasete soyunur. Ve bağımsız aday olur. Fakat ailesinden zaten bir isim aday gösterilmiştir. Hem de CHP Şanlıurfa 1. sıradan… Böyle bir durumda meşhur Bucak aşireti, mensup olduğu kalabalıklardan dolayı, CHP’nin de itici gücü sayesinde bir vekili kesin kazanacak gözü ile sandığa gedecektir. Dolayısı ile Fatih Bucak’ın herhangi bir parti, aşiret desteği olmadan, Urfa’nın o tutucu aşiret diktalarına rağmen, bir de bağımsız aday olması, doğrusu milletin tuhafına gider. İşi zordur yani…

Kısa seçim propagandaları neticesinde sandıklar açıldığında, Fatih Bucak seçim bölgesi olan Siverek bölgesinde, tek başına hem CHP’yi şoke edecek, hem de diğer bağımsız adayların hepsinin aldığı oyların toplamından fazla oy alarak müthiş bir zafer elde edecektir...

Kasımda seçimler yenilenince, seçmenlerin ve siyasilerin yoğun baskısı ile Ak Partiden aday olur, ama Davutoğlu yönetiminin o meşhur saçma-sapan aday profilleri ve sıralamasından dolayı, listede son sıralarda gösterildiğinden seçilemez. Ancak ne liste sonlarında olması, ne de seçilememesinden dolayı parti yönetimine tek sözü olmaz, istifa etmez ve “tükürdüğümüzü yalamayız” mantığı ile parti için çalışmaya devam eder…

Peki, neydi onca zorluğa rağmen Şanlıurfa halkının Fatih Bucak’a olan sevgisi... Neydi tehditler almalarına rağmen, o fakir hallerine, aşiret tarafından hor görülmelerine, dışlanmalarına rağmen Fatih Bucak’a olan muhabbetleri ve oy tercihlerinin nedeni…

Çünkü Fatih Bucak Ankara’da büyümesine, şirketleri, çevresi Ankara’da olmasına rağmen Siverek’te yaşardı. Seçimden önce sokaklarda fakir/fukarayla, genç/yaşlıyla, çoluk/çocukla, özürlü/muhtaçla sarmaş dolaş olduktan sonra, seçimden sonra bırakıp gitmedi memleketini. Yine aynı çamurlu yollarda, aynı taşlı sokaklarda, aynı sobası yanan mahalle kahvelerinde ve aynı fakir/fukara, genç/yaşlı insanlarla sarmaş dolaş olmaya devam etti.

Seçimden önceki taziyelerde nasıl gözleri dolduysa, seçimden sonra da her taziye de dert paylaştı. Seçimden önce nasıl Şanlıurfa Spor tribünlerinde gerekirse amigo olduysa, seçimden sonra da tribünlerde kaldığı yerden devam etti. Seçimden önce nasıl esnafları dolaşıp hal hatırlarını, isteklerini sordu ise, seçimden önce nasıl hastaları engellileri ziyaret etti ise, secimden önce nasıl garip/gureba ile sarmaş dolaş oldu ise, seçimden sonra da aynı sarmaş dolaşlığa, aynı ziyaretlere, aynı el öpmelere devam etti…

Yine Siverek’in bir kenar mahallesinde oturur, yine bir traktörün gölgesinde yere uzanıp dinlenir, yine puşisini sırtına atıp köy köy dolaşır ve yine kapısını halka kapatmaz, milletin derdi ile dertlenip, işi düşenin işine koşar adım gider…

Geçenlerde baktım il başkanı ile sürtüşme yaşamış. Konuyu araştırınca gördüm ki, İş-Kur alımlarında garibana haksızlık yapıldığına şahit olunca öfkesini gizleyememiş. Yani konu gariban olunca, muhatap kendi başkanı bile olsa zerre fark etmemiş Fatih Bucak için…

Yazımızın başında örgüt ile olan süreci dikkate aldığınızda, böyle birinin memlekette bu kadar göz önünde olması çok tehlikelidir değil mi. Ancak o elini kolunu sallaya sallaya, sıradan biri gibi korumaya gerek duymadan gezebiliyor. Neden peki bu öz güven... İki nedeni var; biri abdestsiz gezmemesi, bir diğeri de, karşısındaki hasmı bile olsa saygıda, hak ve adalette kusur etmemesindendir.

Duyduğuma göre, cezaevinde kaldığı dönemlerde Leyla Zana, Orhan Doğan’la aynı görüş yerlerinde karşılaşırlar. Gelen avukat görüşlerinde sırf onlar rahat görüşlerini yapsınlar diye kendi avukatını bekletir, “Orhan bey, buyurun sizler görüşmenizi yapın biz sonra da yapsak olur” diyerek müthiş bir saygı örneği sergiler. Aynı şekilde rahmetli Orhan Doğan’da “olur mu Fatih‘çiğim sen rahatsız olma” diye nezaketini gösterir... Biz olsak kavgaya bahane ararız değil mi?

Yani “muhalefet, rakip, hasımlık başka, saygı/hak/adalet/tevazu başkadır” demektedir… E böyle olunca da hasımlarının bile saygı duyduğu bir Fatih Bucak, meydanlarda gerekirse korumasız gezecek kadar alnı ak, yüreği rahat ve cesaret dolu olur…

Böyle bir insan tabi ki aşirete, tehditlere, siyasi ideolojilere, partilerin itici özgül ağırlıklarına rağmen halk tarafından başlara taç edilir. Ve alınan bu oyların her biri onun nezdinde bir namus kadar değerli olsa gerek. Böylece artık bir halk kahramanı olmuştur Fatih Bucak…

Gelelim bu yazdıklarımın Bingöl ile alakasına; Şimdi Bingöl halkı ve siyasilerine soruyorum; Bingöl’den bu güne kadar böyle halkının yanında olan, seçimlerden önce olduğu gibi, seçimlerden sonra da Bingöl’ün kahvelerinde, sokaklarında, köylerinde, taziyelerinde, düğünlerinde görünen, çoluk-çocukla, fakir/fukarayla, genç/yaşlıyla sarmaş dolaş resimler çektiren, Bingöl Spor ’un tribünlerinde avazı çıktığı kadar bağıran, garibana İş-Kur alımlarında haksızlık yapıldı diye il başkanına savaş açan, batıdaki şirketlerini, lüks evlerini, sosyetik ortamını bırakıp Bingöl’ün sobalı küçük evlerinde yaşamaya devam eden tek bir tane siyasimiz, tek bir tane delikanlı vekil adayımız görülmüş müdür...

Nerede o Bingöl’de fabrikalar, iş yerleri açacağım diyenler, nerede o seçim zamanlarında her akşam bir yerde yemek davetleri veren, nerede o oy için sıkmadık el bırakmayan aday adayları…

Feyzi Berdibek gibi halkın içinden birileri de çıkınca, adamı götürüp sıralamada son sıraya koyup birinci ve ikinci sıra adayına kurban ederler değil mi..?

İşte bunun içindir ki, Bingöl’de vekil olabilenler, sadece Erdoğan’ın hatırına seçiliyorlar. Kimi bir ve ikinci sıraya koysan seçiliyor Bingöl’de. Bu kokuşmuş sistem böyle adaletsizlikler doğuruyor maalesef…

İşte başkanlık sistemi bu adaletsizliği bıçak gibi kesecek bir fırsattır. Çünkü başkanlık sisteminde Fatih Bucak gibi halk kahramanları her zaman-her şartta seçileceklerdir. Ve böyle adamlar seçildikten sonra bırakın parti, il başkanları falan, kralına eyvallah etmeyeceklerdir. Halk için ne doğru ise onun için el kaldıracak, halk için ne yanlış ise onun için meydanlarda karşı çıkacaktır. Ne siyasi ideoloji, ne ırkı, ne zenginliği ve ne de kendine yakınlık/uzaklığı fark etmeyecektir böyleleri için...

Böylece, artık bunlar parti liderlerinin, il başkanlarının gözlerinin içine, kalemlerinin tercihlerine bakmayacak, parti liderleri, il başkanları, kendileri böyle halk kahramanlarının peşlerinden koşacaklardır.

Daha basit tabir ile, eskiden Feyzi Berdibek ve Fatih Bucak gibilerini listenin sonlarına atanlar son sırada, halkın sevdiği bu isimler ilk sırada olacaklardır…

Şanlıurfa-Siverek-Hilvan halkı Fatih Bucak’larına sahip çıkıyorlar. Ama çok daha fazla kıymeti bilinmeli. Bingöl’ümüzün de, Fatih Bucak profilinde bir halk adamı, Bingöl sevdalısı, Bingöl Spor aşığı, Zaza’ca konuşan, Zaza’ca yaşayan, Zaza’ca gülüp, Zaza’ca ağlamasını bilen bir yiğide ihtiyacı var. Bana inanın, böyle biri ilk fırsatta baş tacı olur Bingöl’de. Böyle bir karakter yok mu şu koca memlekette...

Hele şu başkanlık sistemi bir gelsin... Bakın ne Fatih Bucak’lar çıkacak güzel Bingöl’ümüzden…

Mevla Görelim Neyler, Neylerse Güzel Eyle   

Saygılarımla…

 

 

 

 

 

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.
BU MAKALE İÇİN SİZ NE DİYORSUNUZ ?
Adınız Soyadınız :
Email Adresiniz :
Başlık :
Güvenlik Kodu 550 karakter kaldı
GÖNDER
BİNGÖL DEPREME HAZIR MI? İLGİLİ KURUMLARIN ÇALIŞMALARINI YETERLİ BULUYOR MUSUNUZ?
EVET
HAYIR
Ali Köseoğlku (MHP Eski İl Bşk.)
01.10.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selahattin Eyybubi Camii`nde kurulmuştur.
H.Sedri Karaarslan (Lokantacı)
30.09.2014
Cenazesi defnedilmiş olup, taziyesi Selim Atala Camii`nde kurulmuştur.
KAMİL KURULAY (26.08.2014)
-
Cenazesi defnedilmiş olup taziyeleri Yeşilyurt Mahallesi Fatih Camii`nde kabul edilmektedir.