Hemen Üye Ol Üye Girşi
Uye Girişi
Giriş
Beni Hatırla
Yeni Üye Kayıt
Haber sitemizin aktivitelerinden yararlanmak için üyelik başvuru yapın.
Hemen Üye Olun
Uye Hizmetleri
 
16 Aralık 2017 Cumartesi
-1.7 °C Açık

Kadın, toplumun aynası olmalıdır

Kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 aralık tarihi ile ilgili değerlendirmelerde bulunan doç. dr. abdullah taşkesen, sağlıklı bir toplumun inşasında en onurlu ve şerefli görevin ailenin direği olarak vasıflandırdığımız kadına verilmesi gerektiği

04 ARALIK 2017 PAZARTESİ 22:45
0
271
0
AA aa
Kadın, toplumun aynası olmalıdır

Bingöl Üniversitesi Öğretim Üyeleri ve öğrencileri, kadınlara seçme ve seçilme hakkının verildiği 5 Aralık tarihinin 83'üncü yıldönümü münasebeti ile değerlendirmelerde bulundular. Sosyoloji Bölüm Başkanı ve Üniversitemiz Genel Sekreteri Doç. Dr. Abdullah Taşkesen, Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Ebru Çoban ile Felsefe Bölümü öğrencileri Emine Döner ve İlknur Yiğit, kadına seçme ve seçilme hakkı verilmesi üzerine görüşlerini dile getirdiler.  

Sağlıklı bir toplumun inşasında en onurlu ve şerefli görevin ailenin direği olarak vasıflandırdığımız kadına verilmesi gerektiğini ifade ederek sözlerine başlayan Doç. Dr. Abdullah Taşkesen, “Modern toplumun kuruluşu ile birlikte Türk toplumunda öncül bir rol oynayan kadınlarımıza, gelişmiş pek çok toplumdan önce seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Medeniyet beşiği denilen Avrupa’yı ölçü alırsak Fransa’da 1944, İtalya’da 1945, Yunanistan’da 1952, Belçika’da 1960 ve medeni hukukunu baz aldığımız İsviçre’de bile 1971 yılında kadına seçme ve seçilme hakkı verilmiştir. Oysa Türkiye’de bu tarih 5 Aralık 1934’tür. Buna rağmen kadınlar bugün medeni toplumda olmaları gereken yerde değiller. Sosyolojik açıdan toplum, toplumun nüvesi olarak zikrettiğimiz ailenin onurlu ve şerefli karakteri olan kadınların varlığı ile kendini daim kılar. Ülkemizde kadın haklarının ihlali, kadınlara reva görülen kötü muamele, erken yaşta evlilik, aile ortamında kadının edilgen sıfatı ile yâd edilmesi gibi başlıklar kadının sosyal hayatta görülen önemli eksikliklerindendir” diye konuştu. 

 “KADINLARIMIZ, MİLLİ MÜCADELEYE ÖNEMLİ KATKILAR SAĞLAMIŞTIR”

Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Ebru Çoban ise tarihsel süreçte kadının toplumsal ve kamusal alanda yer almasına değinerek;  “Dünyada kadınlara seçme-seçilme hakkı ilk defa 1788’de ABD’de tanınmış daha sonra Almanya 1919 ve İngiltere 1929 yılında kadınlara seçme ve seçilme hakkı tanımışlardır.  Türkiye’de ise, Cumhuriyet öncesinde Meşrutiyet döneminde kadınlar mitinglerde, basın ve dernekçilik faaliyetlerinde etkin olup, Milli Mücadeleye de önemli katkılar sağlamıştır. Osmanlı döneminde kadınlar hakları için aktif bir mücadelenin içinde bulunmuş ve Nezihe Muhiddin, Halide Edip, Ulviye Mevlan, Mükerrem Belkıs, Nimet Cemil, Nebile Akif, Yaşar Nezihe gibi isimler kurdukları örgütler ve çıkardıkları yayınlarla, kadınların hakları için aktif bir mücadelenin içinde olmuşlardır. Cumhuriyet’in İlanı ile birlikte Mustafa Kemal, yeni ve çağdaşlaşma yolunda olan Türkiye’de kadın konusuna da önem vererek kadınlara verilen siyasi haklar kanunlaştırılmış, kadınlar 1930’da yerel seçimler, 1934’de genel seçimlerde Batı’dan önce yer almıştır” ifadelerini kullandı.   

“KADIN TOPLUMU ŞEKİLLENDİREN KUTSAL BİR VARLIKTIR”

Felsefe Bölümü öğrencilerinden Emine Döner, önce kadının toplumdaki yerinin ne olduğunun bilinmesi gerektiğini vurgulayarak; “Tabi başta kadının kim olduğunu bilmemiz lazım. Bana göre kadın toplumu şekillendiren kutsal bir varlıktır. Kadının yeri toplum içerisinde yok denecek durumda. Tabii ki kadına seçme ve seçilme hakkının verilmesi çok önemli. Uygar toplum olmanın en önemli ölçütlerinden birisi de kadının toplumun her alanında var olması ve bunun kabullenilmesidir” şeklinde konuştu. 

Felsefe Bölümü öğrencilerinden İlknur Yiğit ise kadının kültürümüzde belli bir konuma sahip olması gerektiğini belirterek, “5 Aralık 1934 tarihindeki değişiklik ile kadın, günümüzde belediye başkanı, milletvekili, bakan ve başbakan dahi olabilmekte. Kadının hem toplumsal hem de kamusal alanda var olması çok önemli bir durum. Unutulmamalıdır ki her toplumun öncüsü kadınlardır. Kalkınma kadınla olur” ifadelerini kullandı.

YORUM YAZIN
Profiliniz ziyaretci statüsünde görünüyor. Yorumlarınız aşağıdaki isimle yayınlanacaktır
Değiştir
Dilerseniz web sitemize üye olarak daha özgün bir profil oluşturabilir ve yorumlarınızı hesabınızdan takip edebilirsiniz
Yapacağınız yorumların şiddet ve hakaret içermemesine lütfen dikkat edin. Aksi taktirde yorumlarınız onaylanmayacaktır. Gönder
Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir
©Copyright 2017
Haberler, Fotoğraf Galerisi, Video Galerisi, Köşe Yazıları ve daha fazlası için arama yapın