KADAYIF YETMEZ, BALI DA VERELİM!

İki ayrı insanın yakın etkileşiminin sonucunda ortaya çıkan sonuçlar, genellikle “Ya huyundan, ya suyundan” atasözüyle tanımlanır!

Bu durum, yakın iller arasında da geçerli sayılır! Bu benzerlikler daha çok dil, yaşam biçimi, sosyal ve kültürel alanlarda daha belirginlik göstermektedir.

Muş ile Bitlis’in, Erzurum ila Bayburt’un, Elâzığ ila Tunceli’nin, Hakkâri ila Siirt’in, İzmir ila Aydın’ın ve nihayetinde Bingöl ila Diyarbakır’ın folklorik etkileşimi ve bütünleşimi gibi…

Bir diğer uzmanlık alanım olan Halkoyunlarından yol çıkacak olursam, Bingöl ile Diyarbakır arasındaki birkaç oyun ve biraz da tavır farklılığı haricinde oyunlar tümüyle aynı!

İki il arasındaki “oyunlar bize aittir” tartışması uzun yıllardır devam etmektedir. Lakin, Diyarbakır’ın bu işe fazla ilgisi ve lobisi onları bir adım daha ileri taşımıştır! Son yıllarda başa baş giden bir rekabet olsa bile…

Hatırlatmakta fayda görüyorum ki, Bingöl’de ilk kez açılan Göl Tv adlı televizyon kanalında değerli büyüğüm Ali Berdibek ve birkaç ağabeyimizin halkoyunları üzerine Diyarbakır’dan birileriyle yaptığı “oyunlar bizimdir” tartışmasında Bingöl’ün ağır bastığını somut soneleriyle ortaya koymuştular. Tabi tartıştıkları kişiler de yine Diyarbakırlılaşan Bingöllülerdi.

Ortak ve üzerinde tartışılan noktalar sadece halkoyunlarıyla sınırlı değil elbette!

Son günlerde “kadayıf” üzerine başlayan tartışmalarda ne acıdır ki, Bingöl olarak kaybeden taraf olduk! Coğrafi işaretler noktasında Bingöl’ün “bal” haricinde “kadayıf” ile öne çıkması elbette önemliydi ancak duyarsızlıklarımız ve “müracaat ettik” demekle yetinmemiz, bir kaybedişin sebebi olarak ifade edilebilir!

Ve gelelim en acı olan noktaya!

Folklorik etkileşimin ana sebebine bakıldığında, halkoyunlarımızın Diyarbakır’a ait olduğunu söyleyenlerin hemen hemen hepsinin Bingöllü oluşu!

Tıpkı, ‘kadayıfın’ Diyarbakır’a ait olduğunu savunan Bingöllüler gibi…

Yıllar önce Bingöl merkez Yamaç ve civar bölgeden çeşitli sebeplerle Diyarbakır’a göç eden aileler, zamanla Diyarbakırlı olma eğilimi göstermişlerdir! Ve Bingöl nüfusunun yarısı oranında Bingöllü, şu anda Diyarbakır’da ikamet etmektedir.

Ne hikmetse, Diyarbakır’da uzun yıllar yaşayan bu aileler, zamanla Diyarbakırlı olup kaldılar!

Konuşma tarzları değişti, kendi öz kültürlerini yaşadıkları topraklara sirayet ettirirken aşırı benimseyişin sonunda kendi öz benliklerini inkara kalkıştılar!

Kadayıfı ilk yapanın Ermeni asıllı olduğu, Bingöllülerin kadayıf yapımını ondan öğrendikten sonra bu sanatı yaygınlaştırdığı ve Türkiye’nin hemen her ilindeki “Öz Diyarbakır Burma Kadayıfı” adıyla işyeri açanların da neredeyse tamamının Bingöllü olduğu sağır sultan tarafından da bilemektedir.

“Kadayıf tescilinin” Diyarbakır tarafından yapılması ve Bingöl’ün bu yarıştan elenmesi üzerine bir sevinç yaşanıyor Diyarbakır’da. Dün bir haber ajansına yansıyan haberi okurken şaşırmış, açıkçası biraz da gerilmiştim!

Tezat olan şu ki, bu sevincini gazetecilerle paylaşıp Diyarbakır’ın hakkı olduğunu ifade eden “Altunhan” soyadındaki kişinin de aslında bir Bingöllü oluşu…

Bingöl folklorunu Diyarbakır’a taşıyan ve orada geliştiren Börü, Altunboğa, Altunhan, Altunbay, İnal vs. soyadını taşıyan Bingöllülerdir!

Yine ‘kadayıf’ denildiğinde ilk akla gelen ve ülkenin dört bir yanına açılan Hacı Levent, Sıdkı Usta, Saim Usta, Levent Usta, Sadık Künefe, Şark Kadayıfçısı, Diyar Burma isimler Bingöl’ün Yamaç, Lotan (Gülpınar) ve Kılçadır köylerinden kişilerdir.

Üreten Bingöllü, markalaştıran Bingöllü…

Ama marka ismi “Öz Diyarbakır Burma Kadayıfı”

Tescil de Diyarbakır adına yapılıyor!

Kahrolmamak elde değil!

Merak ediyorum… Neden bu işi yapan Bingöllüler bir araya gelip tüm Türkiye’deki işyeri isimlerini “Öz Bingöl Burma Kadayıfı” olarak değiştirmediler?

Ticari ne gibi kayıp olabilirdi ki?

Bunu basın yoluyla tüm Türkiye’ye anlatmak ve kabul ettirmek zor olmasa gerek…

Hepsi bir yana, bu insanların gerek folklorumuzun gerekse kadayıfın “Bingöl’ün değil, Diyarbakır’ındır” demesine de anlam yükleyemiyorum! Üstelik, hararetli bir tutumla…

Hele ki, coğrafi tescilin yapıldığı gün Bingöllü kadayıfçıların yüzlerce tepsi kadayıfla Diyarbakır Ulu Camii önünde bedava kadayıf dağıtarak kutlama yapma hazırlıklarını da anlatmıyorum!

Kendini Diyarbakırlı kabul eden ve Diyarbakır için sevinen Bingöllülerin varlığı bu kadar yoğunken, kadayıfın bizim olmamasının bir önemli kalmamıştır!

Bu kafayla gidilirse, yakında “Pervari Balı” da coğrafi işaret noktasında öne çıkar ve Bingöl baldan da olur…

Bekleyip göreceğiz!