ARICILIK YETERLİ DÜZEYDE DEĞİL!

Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden öğretim üyeleri Ahmet Semih Uzundumlu, Adem Aksoy ve H. Bayram Işık tarafından ‘Arıcılık İşletmelerinde Mevcut Yapı ve Temel Sorunlar; Bingöl İli Örneği’ konulu araştırma yapıldı. Araştırmada, Bingöl’de arıcılığın yeterli düzeyde olmadığı vurgulandı.

Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisinde yayımlanan araştırmada, Bingöl’ün arıcılık yapmak için uygun floraya sahip olmasına rağmen, üretim ve verim bakımından Türkiye’de ilk 15 il arasında yer alamadığına dikkat çekildi.

İlin arıcılık potansiyelinin ticari olarak artırılıp halka gelir getirecek bir faaliyet kolu haline getirilmesi gerektiği ifade edilen araştırmada, “İlde arıcılık faaliyetini daha çok orta yaş üzeri insanlar yapmaktadır. 51 yaş ve üzerindeki üreticiler kovan başına daha fazla bal elde etmektedirler. Regresyon analiz sonucunda da üretici yaşı ile bal verimi arasında pozitif önemli ilişki bulunmuştur. Bal üretim işinin zahmetli olması sürekli uğraş istemesi özellikle gezgin arıcılıkta aileden aylarca uzak kalınması gibi nedenlerden dolayı genç insanların ilgisini çekmemektedir. Arıcılık faaliyetinin gençlere sevdirilmesi gerekmektedir. İşletmelerde kovan sayısı artıkça üreticilerin bal verimi de artmaktadır. Kovan sayısı fazla olan üreticiler işi daha bilinçli yapmakta bu nedenle verim artırıcı unsurlara daha fazla dikkat etmektedir. Bu şekilde faaliyette bulunan işletmeler bu işten ciddi manada gelir elde etmektedirler” denildi.

KOOPERATİFLERİN ÜRETİME ETKİSİ

Kooperatifleşmenin bal verimini arttırdığı kaydedilen araştırmada, şu ifadelere yer verildi: “Bölgede hane başına birey sayısının ortalama 7 olduğu tespit edilmiştir. Ailedeki fert sayısı ile kovan başına verim arasındaki ilişki incelendiğinde 21 kg ve üzerinde bal verimine sahip işletmelerin yüzde 17.5’i 4-7 bireye sahip ailelerden oluşmaktadır. İşletmelerde kooperatife üye olanların oranı yüzde 57.2’dir. 21 kg ve üzeri verime sahip işletmelerde kooperatife üye olma yüzde 17.5’tir. İlde yüksek verime sahip işletmeler genelde kooperatif üyesidir. Buda gösteriyor ki kooperatif üyesi olan işletmelerde kooperatifin vermiş olduğu seminerler, teknik ve ekonomik destekler bal verimi üzerinde olumlu etki yaratmıştır. Kovan sayısı 101’in üzerindeki işletme sayısı yüzde 40 civarındadır ve bu işletmelerdeki kovan başına bal verimi daha yüksektir. Bunun en büyük sebepleri arasında bu işletmelerin bu işi daha profesyonel ve ticari yapmaları ve gezgin arıcılık yapmaları gösterilebilir. Arıcılık işinden ekonomik anlamda gelir elde eden ve gezgin arıcıların kolonilerindeki ana arılar genelde 3 yaş ve altında iken sabit arıcıların ve kovan sayısı az olan üreticilerin sahip oldukları ana arıların yaşı daha yüksektir. Teknik olarak ana arının yaşı arttıkça yumurtlama miktarı azalmakta bu da bal verimini düşürmektedir.

-GEZGİN ARICILIK BAL VERİMİNİ ARTTIRIYOR-

Regresyon analizi sonucunda da arıcının gezgin olması bal verimini pozitif yönde etkilediği görülmektedir. Bunun nedeni gezgin arıcıların ülkenin değişik bölgelerindeki çiçeklerden faydalanmasıdır. İşletmelerde bal satışı genelde peşin olarak yapılmaktadır. İşletmelerin %62.9’u balı peşin olarak satarken yüzde 37.1’i vadeli satış yapmaktadır. Verimi yüksek işletmelerde üretim fazla olacağından vadeli satış oranı bu işletmelerde daha fazla olmaktadır. Pazara yönelik faaliyette bulunan işletmelerin ürünlerinin iyi reklamını yapması veya kendilerinin kooperatif vasıtasıyla ürünlerini pazarlaması ve işletmelerin ihtiyacı olduğu sıcak parayı elde edebilmeleri açısından ürünlerinin belirli bir miktarını peşin olarak satmaları gerekmektedir. Üreticilerin bal üretimini etkileyen olumsuz şartların başında sırasıyla olumsuz iklim şartları, hastalık ve kışlama kayıpları ve teknik donanım eksikliği gelmektedir. Bingöl ilinde arıcılığı istenen düzeye gelebilmesi için tabii ki bu olumsuz durumların ortadan kaldırmak gerekmektedir. Çalışmada, kışa girerken kolonilerde bütün petekler çıkarılıp arıların peteksiz bir şekilde kış salkımı oluşturmaları sağlanmalıdır. Bu şekilde kışlayan koloniler sağlıklı bir şekilde bahar dönemine girebilmektedir. Hastalık ve zararlılarla mücadelede Tarım İl ve İlçe Müdürlüğü ve üniversitelerden teknik yardım alınmalı, eğitim ve yayım çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Sonuç olarak arıcılık toprak gerektirmeyen ve küçük sermayelerle yapılabilen ve kolay pazar bulabilen bu faaliyet koludur. Bingöl gibi bitki çeşitliliği bol olan bir ilde, arıcılık faaliyetinin bitki verimini artırması ve bu faaliyet sonucu oluşan ürünlerin doğal ilaç özelliği taşımasından dolayı bu faaliyet koluna gerekli önemin verilmesi büyük önem arz etmektedir. Ayrıca diğer tarımsal faaliyet kollarına ek olarak bu işin yapılması ürün çeşitlendirmesi vasıtasıyla çiftçinin riskini azaltacak ve gelirini yükseltecektir. Bu açıdan tarım sektörü için çok önemli bir alternatif gelir kaynağıdır.”